maya takvimi

Yeni bir dünya’ya, yeni bir enerjiye, yeni bir çağa geçeceğiz diye konuşuluyor uzun zamandır.
Evet bence de bunların hepsi doğru.
Fakat…

Read more »

Maya Takvimi’ne göre dün (25 Kasım) bir trecana’yı (13 gün/kin) bitirdik ve Evrim ufak çaplı döngülerinden birini daha tamamlayıp farklı bir enerjiye sahip yeni döngüsüne başladı. 13 günde, benzer 13 dalgayı aştık ve yeni bir devinim için uyandık bugün. Geçtiğimiz trecana cimi, yani ölüm, değişim trecanasıydı. Ana fikri, daha “gerçek” olan benliğimize doğru atmamız gereken adımlar, değiştirmemiz gereken olgular ve yolumuzda ilerlerken bırakmamız gereken her şeydi. Geleceği düşündük, OLmak istediklerimizi düşündük, Dünya’nın OLmasını istediğimiz halini ve kendimizin O’nun içindeki yerini düşündük. Geçmişe baktık örnek aldık, geleceğe baktık hesapladık ve bu ikisinin arasında kurabileceğimiz en sağlam köprüleri bir bir geçirdik zihnimizden. Ne, kim, neresi, nasıl? Sorduk kendimize bu soruları ve hangilerinin bize yük olduğunu, yükümüzü nasıl hafifletip yolumuza nasıl devam edeceğimizi tarttık. Bunu kendi isteğimizle yapmadıysak da koşullar bizi akış içinde bu hislere yöneltti.

Read more »

Karanlıkta en zayıf mumun ışığı bile kendini gösterir; gündüzün parıltısında belli belirsiz varolan ışık kaynakları artık daha da görünür hale gelecek, ve şimdi ışığın etrafında toplanma zamanı. Işığı paylaşarak ateşlemenin ve büyütmenin zamanı…

Hesaba ve lineer zaman çizgisi referansına dayalı işleyen zihnimiz belirsizliklerle dolu bir ortamda iyiden iyiye şaşıracaktır ve bizler mecburen içgüdülerimizle hareket etmeye daha yatkın hale geleceğiz. Zaten evrimin amacı da bu değil mi? Beynimizi gerektiği kadar (hesaplama ve karşılaştırmalar için) kullanıp insan olma deneyimini içgüdülerimizin rehberliğinde yaşamak… İçgüdü sevgiden kıvılcımlanır; sevginin mıknatısa benzer yapısı, bizi her zaman en doğruya (bize göre doğru) çeker.

İnsanoğlu yolunu kaybettiyse, sevgiden dolayı değil, açgözlülüğünden dolayı kaybetti. Sevmediğinden ve/veya bulamadığından değil, miktar hesabı yaptığından kaybetti. Fakat Evren’de doğrular veya yanlışlar yok, bireye “göre” olanlar var. Bu göreceli dualite (adı üstünde) deneyiminde yol bulmak için kaybetmek gerekiyordu ve öyle de oldu. Fakat yanlış yol bile her zaman doğru yol oldu çünkü ırmak her zaman okyanusa akar bu Evren’de.

Maya Takviminin en güzel yanı da bu ırmağın kıvrımlarını bize gösteriyor olması. Yolumuzu kaybedeceğimiz zamanı bile algılayabiliyoruz mekanizmayı anladığımızda. Fraktal yapıyı görüyor, iniş çıkışları seziyoruz. Ve Maya Takvimi hiçbir şekilde tüm olanı biteni tek bir günle kısıtlamıyor, tek bir gün hedefini ana konu haline getirmiyor.

Konu, deneyimin kıvrımlarında bilinç olarak hangi sıçramalardan geçeceğimiz ve sonuç olarak ne derecede yükselmiş bir bilinç haline geleceğimiz; takvim bunun altını çiziyor.

Ersin Koç
9 Kasım / 10 ik(fırtına)

Her şey ışıktı...

Sonra ışık yavaşladı.

Slayt

Get the Flash Player to see the slideshow.
  • RSS
  • Facebook
  • Google+
  • LinkedIn
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Vimeo