Evren~sel

Bardağın boş tarafını, dolu tarafını boşverin, boşaltın hepsini!
Yeniden yaratın kendinizi, yepyeni sizi!

Read more »

Yeni bir dünya’ya, yeni bir enerjiye, yeni bir çağa geçeceğiz diye konuşuluyor uzun zamandır.
Evet bence de bunların hepsi doğru.
Fakat…

Read more »

Aslına bakarsak, çocukluktan sıkılmaz insanlar; “büyükler” onları zorla şöyle ya da böyle olmak zorunda hissettirdikleri için mecburen “büyümek” zorunda kalırlar. Bunun aksi olsa idi yani çocuklara kendileri olabilmekle ilgili sınırsız özgürlük verilseydi her çocuk gerektiği zaman ve gerektiği kadar çocukluğundan emekli olurdu fakat içindeki çocuğun sesini de asla susturmazdı..

Zamanımızda çoğu kelimenin (veya kavramın) ya anlamı kaydı ya içi boşaldı ya da tamamen başka anlamlara doğru uçup gitti.

Read more »

Kendimce para kelimesini daha az kullanmaya başladım. Çünkü para, bir kaya gibi, bir eşya gibi değil temelde; para demek “değer” demek. Hayatımıza kattığımız değeri yansıtıyor.
Sadece para değildir hayatımızdaki değerler. Hesabında sıfır para olup etrafında onlarca değerli insan olan biri de aç kalmaz. Az parası olup çok gezen, çok gören, çok şey deneyimleyen birinin hayatındaki değer, katı halde (nakit) milyonları olupta sıfır vizyona, sıfır hayale sahip birininkiyle kıyaslanamaz bile. Read more »
:)
tam ortasına gittiniz siz. aslında gerçekten bazen ilkel mi ilkel zamanların hayalini kurmuyor değilim, fakat yukarıda da söylediğim gibi, bu kadar evrim boşa gerçekleşmedi. insanlık artık yaratımına kanallık ettiklerinin en uygunlarını seçmek zamanına geldi. geriye dönüp bakarsak, doğaya zarar veren teknolojileri tedavülden kaldırmak ve sadece doğa dengesiyle uyumlu çalışan teknolojilerle devam etmek gerekiyor.
insan hayatının sadeleşmesi ve ruhsal bir deneyim yaşadığımızın farkındalığının artması gerekiyor. hem bilimsel hem de ruhsal bir bakışa sahip çocuklar yetiştirmemiz gerekiyor. büyük şehirler yerine, daha az nüfuslarla doğayla daha içiçe yaşayan topluluklara dönüşmemiz gerekiyor.
hepsinin kilidi tüketimden geçiyor, yani tüketimi azaltmaktan, daha doğrusu, durdurmaktan geçiyor.
teknolojimiz şu an -genelleme yapacak olursak- bize zihmet etmiyor, bizler teknolojinin altında eziliyoruz. bunu durdurmak gerekiyor. teknoloji üreten firmalar büyük hırslarla her saniye yeni model üretmek ve tüketim döngüsünü sürdürmek yerine, mesela 10 yılda bir yeni modeller üretmeye başlamalı. fakat tahmin edersiniz ki bunu yapmayacaklar. bunu “yaptırmanın” tek yolu da onları sermayesiz bırakmak, yani tüketmemek.
bu beyin fırtınası için teşekkür ederim.

Bu kadar evrim boşa gerçekleşmedi. İnsanlık artık yaratımına kanallık ettiklerinin en uygunlarını seçmek zamanına geldi. Geriye dönüp bakarsak, doğaya zarar veren teknolojileri tedavülden kaldırmak ve sadece doğa dengesiyle uyumlu çalışan teknolojilerle devam etmek gerekiyor.

İnsan hayatının sadeleşmesi ve ruhsal bir deneyim yaşadığımızın farkındalığının artması gerekiyor. Hem bilimsel hem de ruhsal bir bakışa sahip çocuklar yetiştirmemiz gerekiyor. Büyük şehirler yerine, daha az nüfuslarla doğayla daha içiçe yaşayan topluluklara dönüşmemiz gerekiyor.

Read more »

Maya Takvimi’ne göre dün (25 Kasım) bir trecana’yı (13 gün/kin) bitirdik ve Evrim ufak çaplı döngülerinden birini daha tamamlayıp farklı bir enerjiye sahip yeni döngüsüne başladı. 13 günde, benzer 13 dalgayı aştık ve yeni bir devinim için uyandık bugün. Geçtiğimiz trecana cimi, yani ölüm, değişim trecanasıydı. Ana fikri, daha “gerçek” olan benliğimize doğru atmamız gereken adımlar, değiştirmemiz gereken olgular ve yolumuzda ilerlerken bırakmamız gereken her şeydi. Geleceği düşündük, OLmak istediklerimizi düşündük, Dünya’nın OLmasını istediğimiz halini ve kendimizin O’nun içindeki yerini düşündük. Geçmişe baktık örnek aldık, geleceğe baktık hesapladık ve bu ikisinin arasında kurabileceğimiz en sağlam köprüleri bir bir geçirdik zihnimizden. Ne, kim, neresi, nasıl? Sorduk kendimize bu soruları ve hangilerinin bize yük olduğunu, yükümüzü nasıl hafifletip yolumuza nasıl devam edeceğimizi tarttık. Bunu kendi isteğimizle yapmadıysak da koşullar bizi akış içinde bu hislere yöneltti.

Read more »

Su yolu

24.11.2009

POSTED IN Blog, Evren~sel | NO COMMENTS TAGS : , ,

su YoluSu birikintileri bir süre sonra berraklığını ve tazeliğini yitirir ve eninde sonunda kararır, kirlenir, çürür. Bu yüzden su hep akmak ister; yerçekimini takip edip kaynağa ulaşmak ister…
Read more »

Karanlıkta en zayıf mumun ışığı bile kendini gösterir; gündüzün parıltısında belli belirsiz varolan ışık kaynakları artık daha da görünür hale gelecek, ve şimdi ışığın etrafında toplanma zamanı. Işığı paylaşarak ateşlemenin ve büyütmenin zamanı…

Hesaba ve lineer zaman çizgisi referansına dayalı işleyen zihnimiz belirsizliklerle dolu bir ortamda iyiden iyiye şaşıracaktır ve bizler mecburen içgüdülerimizle hareket etmeye daha yatkın hale geleceğiz. Zaten evrimin amacı da bu değil mi? Beynimizi gerektiği kadar (hesaplama ve karşılaştırmalar için) kullanıp insan olma deneyimini içgüdülerimizin rehberliğinde yaşamak… İçgüdü sevgiden kıvılcımlanır; sevginin mıknatısa benzer yapısı, bizi her zaman en doğruya (bize göre doğru) çeker.

İnsanoğlu yolunu kaybettiyse, sevgiden dolayı değil, açgözlülüğünden dolayı kaybetti. Sevmediğinden ve/veya bulamadığından değil, miktar hesabı yaptığından kaybetti. Fakat Evren’de doğrular veya yanlışlar yok, bireye “göre” olanlar var. Bu göreceli dualite (adı üstünde) deneyiminde yol bulmak için kaybetmek gerekiyordu ve öyle de oldu. Fakat yanlış yol bile her zaman doğru yol oldu çünkü ırmak her zaman okyanusa akar bu Evren’de.

Maya Takviminin en güzel yanı da bu ırmağın kıvrımlarını bize gösteriyor olması. Yolumuzu kaybedeceğimiz zamanı bile algılayabiliyoruz mekanizmayı anladığımızda. Fraktal yapıyı görüyor, iniş çıkışları seziyoruz. Ve Maya Takvimi hiçbir şekilde tüm olanı biteni tek bir günle kısıtlamıyor, tek bir gün hedefini ana konu haline getirmiyor.

Konu, deneyimin kıvrımlarında bilinç olarak hangi sıçramalardan geçeceğimiz ve sonuç olarak ne derecede yükselmiş bir bilinç haline geleceğimiz; takvim bunun altını çiziyor.

Ersin Koç
9 Kasım / 10 ik(fırtına)

Her şey ışıktı...

Sonra ışık yavaşladı.

Slayt

Get the Flash Player to see the slideshow.
  • RSS
  • Facebook
  • Google+
  • LinkedIn
  • FriendFeed
  • Twitter
  • Vimeo